Fatih Akturk on June 22nd, 2009

İnternette araştırma yaparken böyle bi listeyle karşılaştım, sizinle de paylaşayım dedim =)

1 İSTANBUL 4,80772 42 KIRŞEHİR -0,22870
2 ANKARA 3,31483 43 ARTVİN -0,26018
3 İZMİR 2,52410 44 AFYON -0,27246
4 KOCAELİ 1,94329 45 DÜZCE -0,27995
5 BURSA 1,67890 46 ÇORUM -0,32761
6 ESKİŞEHİR 1,10368 47 OSMANİYE -0,33321
7 TEKİRDAĞ 1,05893 48 K.MARAŞ -0,34968
8 ADANA 0,94901 49 NİĞDE -0,35582
9 YALOVA 0,93541 50 GİRESUN -0,36696
10 ANTALYA 0,91480 51 KASTAMONU -0,37558
11 KIRKLARELİ 0,86287 52 TUNCELİ -0,40003
12 DENİZLİ 0,71624 53 SİVAS -0,40597
13 MUĞLA 0,71238 54 KİLİS -0,41175
14 BOLU 0,60860 55 BARTIN -0,41550
15 BALIKESİR 0,56540 56 AKSARAY -0,45183
16 EDİRNE 0,56234 57 SİNOP -0,48518
17 MERSİN 0,51934 58 ERZİNCAN -0,49288
18 BİLECİK 0,50429 59 ÇANKIRI -0,51917
19 KAYSERİ 0,47748 60 ERZURUM -0,53286
20 GAZİANTEP 0,46175 61 TOKAT -0,59010
21 ZONGULDAK 0,44906 62 ORDU -0,64489
22 AYDIN 0,42025 63 DİYARBAKIR -0,66993
23 SAKARYA 0,40404 64 YOZGAT -0,71652
24 ÇANAKKALE 0,36924 65 ADIYAMAN -0,77647
25 MANİSA 0,34165 66 BAYBURT -0,80176
26 KONYA 0,25254 67 KARS -0,81944
27 KARABÜK 0,21332 68 ŞANLIURFA -0,83158
28 ISPARTA 0,21187 69 IĞDIR -0,89089
29 HATAY 0,19613 70 BATMAN -0,90456
30 UŞAK 0,16867 71 GÜMÜŞHANE -0,92501
31 BURDUR 0,14395 72 MARDİN -0,98944
32 SAMSUN 0,08791 73 SİİRT -1,00644
33 KIRIKKALE 0,05851 74 ARDAHAN -1,07318
34 NEVŞEHİR -0,07483 75 VAN -1,09297
35 KARAMAN -0,09852 76 BİNGÖL -1,12469
36 ELAZIĞ -0,10131 77 HAKKARİ -1,13956
37 RİZE -0,17840 78 ŞIRNAK -1,13979
38 TRABZON -0,18582 79 BİTLİS -1,15736
39 AMASYA -0,18591 80 AĞRI -1,28116
40 KÜTAHYA -0,20684 81 MUŞ -1,43956
41 MALATYA -0,22627
İLLERİN SOSYO-EKONOMİK GELİŞMİŞLİK SIRALAMASI (2003)
1 İSTANBUL
2 ANKARA
3 İZMİR 
4 KOCAELİ
5 BURSA 
6 ESKİŞEHİR
7 TEKİRDAĞ
8 ADANA 
9 YALOVA 
10 ANTALYA 
11 KIRKLARELİ 
12 DENİZLİ 
13 MUĞLA 
14 BOLU 
15 BALIKESİR
16 EDİRNE 
17 MERSİN 
18 BİLECİK 
19 KAYSERİ 
20 GAZİANTEP 
21 ZONGULDAK 
22 AYDIN 
23 SAKARYA 
24 ÇANAKKALE 
25 MANİSA 
26 KONYA 
27 KARABÜK 
28 ISPARTA 
29 HATAY 
30 UŞAK 
31 BURDUR 
32 SAMSUN 
33 KIRIKKALE 
34 NEVŞEHİR 
35 KARAMAN 
36 ELAZIĞ 
37 RİZE 
38 TRABZON 
39 AMASYA 
40 KÜTAHYA 
41 MALATYA
42 KIRŞEHİR
43 ARTVİN
44 AFYON
45 DÜZCE
46 ÇORUM
47 OSMANİYE
48 K.MARAŞ
49 NİĞDE
50 GİRESUN
51 KASTAMONU
52 TUNCELİ
53 SİVAS
54 KİLİS
55 BARTIN
56 AKSARAY
57 SİNOP
58 ERZİNCAN
59 ÇANKIRI
60 ERZURUM
61 TOKAT
62 ORDU
63 DİYARBAKIR
64 YOZGAT
65 ADIYAMAN
66 BAYBURT
67 KARS
68 ŞANLIURFA
69 IĞDIR
70 BATMAN
71  GÜMÜŞHANE
72 MARDİN
73 SİİRT
74 ARDAHAN
75 VAN
76 BİNGÖL
77 HAKKARİ
78 ŞIRNAK
79 BİTLİS
80 AĞRI
81 MUŞ
kaynakça:

Fatih Akturk on June 19th, 2009

“Otuzuncu Kural: Hakiki Sufi öyle biridir ki başkaları tarafından kınansa, ayıplansa, dedikodusu yapılsa, hatta iftiraya uğrasa bile, o ağzını açıp a kimsenin hakkında tek kelime kötü laf etmez.

Sufi kusur görmez. Kusur örter.”

Tags: , , ,

Fatih Akturk on June 17th, 2009

“Yirmi Dokuzuncu Kural: Kader, hayatımızın önceden çizilmiş olması demek değildir. Bu sebepten, “ne yapalım kaderimiz böyle” deyip boyun bükmek cehalet göstergesidir. Kader yolun tamamını değil, sadece yol ayrımlarını verir. Güzergah bellidir ama tüm dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir. Öyleyse ne hayatının hakimisin, ne de hayat karşısında çaresizsin.”

Tags: , , ,

Fatih Akturk on June 15th, 2009

Nasıl oluyor da, Weberci sosyolojinin Batı’da modern devleti ortaya çıkmasında en önemli aşamalarından biri olarak yorumladığı bürokrasinin profosyonellerin eline geçmesi hadisesi, Osmanlı Devleti’nde gerçekleşince bir bozulma alametine dönüşebiliyor?

 

Not: Aklıma takılan böyle soruları, okudukça kafamda beliren soru işaretlerini sizlerle de paylaşıyorum ki belki birlikte  bir çözüm yolu bulabiliriz, ya da belli mi olur, soruların içinde kaybolur gideriz. Ama ne olursa olsun sonuçta düşünür ve doğruya yöneliriz… =)

Tags: , , ,

Fatih Akturk on June 14th, 2009

“Yirmi Sekizinci Kural: Geçmiş, zihinlerimizi kaplayan bir sis bulutundan ibaret. Gelecek ise başlı başına bir hayal perdesi. ne geleceğimizi bilebilir, ne geçmişimizi değiştirebiliriz. Sufi daima şu an’ın hakikatini yaşar.”

Tags: , , ,

Fatih Akturk on June 12th, 2009

“Yirmi Yedinci Kural: Şu dünya bir dağ gibidir, ona nasıl seslenirsen o da sana sesleri öyle aksettirir. Ağzından hayırlı bir laf çıkarsa, hayırlı laf yankılanır. Şer çıkarsa, sana gerisin geri şer yankılanır.

Öyleyse kim ki senin hakkında kötü konuşur, sen o insan hakkında kırk gün kırk gece sadece güzel sözler et. Kırk günü sonunda göreceksin her şey değişmiş olacak. Senin gönlün değişirse, dünya değişir.”

Tags: , , ,

Fatih Akturk on June 11th, 2009

“Yirmi Altıncı Kural: Kainat yekvücut, tek varlıktır. her şey ve herkes görünmez iplerle birbirine bağlıdır. Sakın kimsenin ahını alma; bir başkasının, hele hele senden zayıf olanın canını yakma. unutma ki dünyanın öte ucunda tek bir insanın kederi, tüm insanlığı mutsuz edebilir. Ve bir kişinin saadeti, herkesin yüzünü güldürebilir.”

Tags: , , ,

Fatih Akturk on June 7th, 2009

“Yirmi Beşinci Kural: Cenneti ve cehennemi illa ki gelecekte arama. İkisi de şu an burada mevcut. Ne zaman birini çıkarsız, hesapsız, pazarlıksız sevmeyi başarsak, cennetteyiz aslında. Ne vakit birileriyle kavgaya tutuşsak; nefrete, hasede ve kine bulaşsak, tepetaklak cehenneme düşüveririz.”

Tags: , , ,

Fatih Akturk on June 7th, 2009

“Yirmi Dördüncü Kural: Madem ki insan eşref-i mahlukattır, yani varlıkların en şereflisi, attığı her adımda Allah’ın yeryüzündeki halifesi olduğunu hatırlayarak, buna yakışır soylulukta hareket etmelidir. İnsan yoksul düşse, iftiraya uğrasa, hapse girse, hatta esir olsa bile, gene de başı dik, gözü pek, gönlü emin bir halife gibi davranmaktan vazgeçmemelidir.”

Tags: , , ,

Fatih Akturk on June 6th, 2009

Yeniçeri isyanları, kitaplarımızda neden hep olumsuz bir bakışla ele alınıyor ki ? Mesela Yavuz Sultan Selim‘i tahta geçirmek için isyan eden yeniçeriler değil miydi? Yavuz’u tahta geçirmek için isyan edince iyi de, III. Ahmed’i veya I. Mahmud’u tahta geçirmek için isyan edince neden “asi“ye çıkartalım adlarını? Hep “sonuca” göre mi karar vereceğiz tarihte? Yani sonuç kendi açımızdan olumlu ise iyi, olumsuz ise kötü, öyle mi? Bu “iyi” ye kim karar verecektir peki?

bkz: Mustafa Armağan, Osmanlı’nın Kayıp Atlası, İstanbul 2006, Ufuk Kitap, s. 60-61

 

Not: Aklıma takılan böyle soruları, okudukça kafamda beliren soru işaretlerini sizlerle de paylaşıyorum ki belki birlikte  bir çözüm yolu bulabiliriz, ya da belli mi olur, soruların içinde kaybolur gideriz. Ama ne olursa olsun sonuçta düşünür ve doğruya yöneliriz… =)

Tags: , , , , , , , ,